Gerçek Düşman: Büyü Mü İletişimsizlik Mi?
Ehl-i Sünnet alimlerimiz bizlere daima olayların maddi (zahiri) sebeplerine bakmayı, gaybı (gizli olanı) kurcalamamayı tavsiye ederler. Arası bozulan iki kişinin aklına ilk gelen 'Bizi çekemediler, kesin nazar değdirdiler veya evimize ara bozma muskası attılar' fikri çoğu zaman nefsin (ego) kendini aklama çabasıdır. Kardeşinizle aranız açıldığında ona kullandığınız kırıcı bir kelime, ticarette yaptığınız küçük bir haksızlık yahut eşinize gösterdiğiniz ilgisizlik; şeytan için o yuvaya atılmış bir incir ağacı gibidir.
Hucurat Suresi 10. Ayette, 'Müminler ancak kardeştirler, öyleyse iki kardeşinizin arasını düzeltin' emri verilir. Size düşen ilk hamle gidip kilit veya domuz yağı büyüsü aramak değil, nefsinizi ayaklar altına alarak, haklı olsanız dahi o kardeşliğe veya o yuvaya sahip çıkıp 'Af diliyorum, haklısın' diyebilmektir. Çoğu sözde büyü, bu mütevazı ve ihlaslı kucaklaşmayla yerle bir olmaktadır.
Hakiki Bir Musallatta (Sihirde) Neler Yaşanır?
Tüm insani çözüm yollarını (terapi, konuşma, aflaşma) denediğiniz halde eşinize/kardeşinize karşı kalbinizde okyanus dalgaları gibi kaynağı meçhul bir iğrenti ve kin hissediyorsanız, burada şeytani bir istidracın varlığından söz edilebilir. Alimlerin beyanına göre, ara bozma büyüsünün (eğer Rabbimiz bunu bir imtihan kılmışsa) en bariz özelliği 'göz perdelenmesi'dir. En sevdiğiniz kişinin yüzü size bir canavar gibi görünmeye başlar. Birlikte yenen güzel bir yemek anı, saniyeler içinde ölümcül bir kavgaya ve 'Senin sesine dahi tahammül edemiyorum, defol git!' çığlıklarına dönüşebilir.
Özellikle kişi uzaklaştığında ona derin bir özlem duyuyor, fakat yan yana gelindiğinde asabi bir kriz geçiriyorsa, şeytanın en has askerlerinden olan ve yuva yıkmakla görevlendirilen 'Dasim' ifritinin vesveseleri devrede demektir. O halde panzehir büyü büyüye karşı değil; Kur'an'ın şeytana karşı okunmasıdır.
Çözüm Rotası: Haset Hançerini Dua İle Kırmak
Kimi medyum kılıklı şarlatanlar 'Size su, tuz, sirke göndereceğiz, evinizin dört yanına dökün aranız düzelecek' yalanıyla maddi ve manevi sömürü yapmaktadır. Muvahhid (Tevhide inanan) bir Müslüman böyle bir rezalete ortak olmaz. Eşinizle veya sevdiğiniz dostunuzla aranız bozulsun isteniyorsa, siz daha fazla kenetleneceksiniz.
Peygamber Efendimiz'in bize miras bıraktığı 'Muavvizeteyn' (Felak ve Nas) sureleri, özellikle Felak suresindeki 'Düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden, ve haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden...' ayetleri doğrudan bu karanlığı yarmak için indirilmiştir. O soğukluğu hissettiğiniz an öfke patlaması yaşamak yerine, sessizce o saniye içinizden 3 kere La Havle çekin, abdest alın ve Allah'ın El-Vedûd (Seven ve sevdiren) ismine sığının. Unutmayın, Allah'ın birleştirme iradesi, yeryüzündeki tüm cincilerin ayırma gayretini yerle yeksan eder!