Âlimler, Kayyûm isminin "yöneten ve koruyan" (Kayyim) manasına dikkat çekerler. Konevî hazretleri, bu ismin tecellisinin "varlığın her an yeniden İlahi iradeyle ayakta kalması" olduğunu belirtir. Osmanlı irfanında, "dağınık ve sorumsuz" mizaçları toparlamak için bu ismin nizamı tefekkür edilirdi. Ayet: "Allah, O’ndan başka ilah yoktur; Hayy’dır, Kayyûm’dur." (Bakara 2/255)
el-Kayyûm — Sadreddin Konevî şerhi
el-Kayyûm el-Kayyûm, her nefsin elde ettiği şey üzerinde kâim oluşu nedeniyle “kayyûm'dur. *** Bilinmelidir ki. Tarikat erbabının bir kısmı, “kayyûmluk” özelliğini ahlak edinmeyi men edip, bu özelliğin Hakka mahsus şeylerden olduğunu ileri sürmüşlerdir. Ehl-i keşfe göre ise, bu sıfat ahlak edinilmek ve vasıflanmak noktasında en hak sahibi niteliktir. Bunun nedeni, bu sıfâtın her şeye sirâyet etmesi ve kevni hakîkatlerin ve ilâhî isimlerin bununla kâim olmalarıdır. Kayyûmluk, lizâtihî Hay'ın bir sıfatı ve na'tı olduğuna göre, el-Kayyûm her durumda el-Hayy'a eşlik etmiştir. Hiç kuşkusuz, el-Hay ismi kendilerine sirâyet ettiği için her şeyde hayat bulunduğu sâbit olmuştur. Şu halde, her şey “hay/diri” olduğu gibi, aynı şekilde her şey, kendilerine kayyûmluk sirâyet ettiği için “kâimdir.” Şâyet söz konusu bu sirâyet olmasaydı, mümkünlerin a'yânı “Allah için ibadet edenler olarak ayağa kalkınız” ifadesi için “kâim” olmazlardı. Şu halde, kayyûmluk hükümleri ve bunların eserleri, önce mânevî hakîkatlerde ve gaybî şe'nlerin mertebelerine, nûrânî ruhların basîtliklerine ve ilâhî isimlerin tecellîlerine; ikinci olarak insanî-kemâlî kuşatıcı ve birleştirici nefislere ve nefeslere; üçüncü olarak da mânevî hakîkatlere delâlet eden lafzî ve zihnî harflerin hakîkatlerine sirâyet etmiştir. Şâyet, bu özellik mânevî-ulvî hakîkatlere sirâyet etmemiş olsaydı, vücûdî varlıklar/a'yân sâbitlik hallerinden harice çıkamazlardı. Şâyet kayyûmluğun nefeslerdeki eserleri olmasaydı, basît harflerin sûretleri zuhûr etmezdi. Delâlet ve işâret eden harfler birleşmemiş olsaydı, vücûdî kelimelerin zuhûru söz konusu olmazdı. ***
Kaynak: Sadreddin Konevî, Şerhu Esmâillahi'l-Hüsnâ — Ekrem Demirli tercümesi (İz Yayıncılık)
Orijinal Metin →