Gazzâlî hazretleri, Hayy isminin "diğer bütün sıfatların temeli" olduğunu, zira diri olmayanın ilim ve irade sahibi olamayacağını söyler. Âlimler, bu ismin İsm-i Azam olma ihtimaline vurgu yaparlar. Osmanlı mizaç hekimleri, "melankolik ve cansız" tabiatları uyandırmak için bu ismin nurunu önerirlerdi. Ayet: "O, Hayy olandır; O’ndan başka ilah yoktur." (Mü’min 40/65)
el-Hayy — Sadreddin Konevî şerhi
el-Hay el-Hay, sadece hayat sahiplerinin vasıflanabilecekleri özelliklerin kendisine nispet edilmesinin kesinliği nedeniyle el-Hay'dır. *** Bilinmelidir ki: Kadim ve Hay'ın hayatı, karşısında duran herkesi aydınlatan güneş için güneş ışığı gibidir; bizâtihî Hay'ı da kim görürse canlanır ve hiçbir şey ondan gizli kalmaz. Her şey canlıdır. Eşyanın hayatı mutlak el-Hay'ın hayatının onların üzerindeki bir feyzi olduğuna göre, a'yân-ı sâbite, sâbitlikleri halinde canlıdırlar. Şâyet onlar canlı olmasalardı, Hakkın celâline layık bir kelâm ile “Kün/Ol” sözünü duyamazlardı. Binaenaleyh a'yân-ı sâbitenin bu kavli işittikleri ve Hakkın emrine icâbet ettikleri sâbit olduğuna göre, onların hayat sahibi oldukları da kesinleşmiştir; onların hayatlarını ise, sadece kâmillerden muhakkik olanlar idrâk edebilir. *** Ârif, bu müşâhede ile daima temiz bir hayat içinde bulunur. Bu, ehl-i keşfin en büyük nimetlerinden birisidir ve en lezzetli yaşamadır. Şâyet sıradan hayâtın elemleri onlarda tezâhür ederse bile, bu onların hayatlarının temizliğine ve yaşamlarının lezzetine bir zarar vermez. Çünkü cismânî elemler, ruhânî nimetlere karşı koyamaz, aksine ruhânî nimetlerin darbesi karşısında silinip giderler; bunun nedeni, mânânın sûrete üstün gelmesidir. Perdeli insan velide bir sıkıntı gördüğünde, bunu, sıkıntı, gam ve hüzün gibi bir bela kendisine geldiğinde kendindeki haline yorar; halbuki belanın velinin nefsindeki hükmü, bu perdeli insanın vehmettiğinden farklıdır. Çünkü veliye gelen şeyin sûreti, bela, fakat mânâsı ise, sadece ehlinin anlayabileceği bir afiyet ve nimettir. ***
Kaynak: Sadreddin Konevî, Şerhu Esmâillahi'l-Hüsnâ — Ekrem Demirli tercümesi (İz Yayıncılık)
Orijinal Metin →