Âlimler, Hafîz isminin iki manasına dikkat çeker: Birincisi "muhafaza etmek" (yok olmaktan korumak), ikincisi ise "kaydetmek" (unutmamak). İbrahim Hakkı hazretleri, bu zikrin "evhamlı ve tedirgin" mizaçlara emniyet ve huzur vereceğini söyler. Ayet: "Şüphesiz Rabbim her şeyi koruyup gözetendir (Hafîz)." (Hûd 11/57)
el-Hafîz — Sadreddin Konevî şerhi
el-Hafîz el-Hafîz, kulu için “tevfik”ini muhafaza eden, teyidiyle nimetlerini üzerine yayan kimse demektir. Bunun yanı sıra o, madûmun yokluğunu, mevcudun mevcutluğunu muhafaza edendir. *** Bilinmelidir ki: Hıfz, görmeyi gerektirir; görmek ise, korumayı gerektirir. Buna göre her ikisi de, varlığın etrafında döndüğü iki kutuptur. Kevn, iki göz ile korunmuştur: bunlar, Hakkın gözü ve halkın gözüdür. Buna göre Hak, kendilerine varlığın sürekliliğini verip, ilmin sırrını almak için, halk hakkında onların varlıklarını korur. Çünkü malûm, âlim için ilmi korur, ilim ise, malûmunun hallerin özelliklerine göre halden hale girmesiyle başkalaşır. *** Korumanın/hıfz var olanların mertebelerinde sirâyet edişinin hükümlerinden birisi de, “korumak” özelliğinin mümkünlerin fertlerine isim olarak verilmesidir. Binaenaleyh, kainâtın her bir varlığı ve bütün mevcutların şahısları, ehl-i keşfe göre Allah'ın hadlerini muhafaza ederler. Çünkü her şeyin varlıkta bir haddi vardır ve her şeyin bulunduğu yer, varlığın bir haddidir ki, bu had, o şeyin kendisinde bulunmasıyla korunmuş olur. Buna göre her şey, Hakkın bir gözüdür, nitekim hükümdarların memurları için de “hükümdarın gözü” denilir, çünkü hükümdar memleketin maslahatını korur. Bu nedenle Hak kendisini “gözler” ile nitelemiş ve şöyle buyurmuştur: “Gözlerimizin önünde akar.”[75] Böylelikle Hak, oluş gemisinin mümkünlerin gözleriyle varlık deryasında aktığına işâret etmiştir. Buna göre Hakkın varlığı korumada halkın bütünü; buna karşın Hak, her şeyi muhafaza ettiği gibi, her şey vasıtasıyla da korunandır. ***
Kaynak: Sadreddin Konevî, Şerhu Esmâillahi'l-Hüsnâ — Ekrem Demirli tercümesi (İz Yayıncılık)
Orijinal Metin →