Âlimler, Gafûr isminin "korumak" manasına da geldiğine, yani Allah’ın kulu günahın dünyevi ve uhrevi sonuçlarından koruduğuna vurgu yaparlar. Gazzâlî hazretleri, bu ismin kuldaki tecellisini "insanların kusurlarını görmemek ve onları affetmek" olarak tarif eder. Ayet: "Şüphesiz Allah Gafûr'dur (bağışlayan), Rahîm'dir (merhamet eden)." (Bakara 2/173)
el-Gafûr — Sadreddin Konevî şerhi
el-Ğaffâr el-Ğaffâr, ayıpları örten demektir. Hak, örtme fiilinin kendisine nispet edilmesiyle örten anlamında el-Ğafir 'dir; var olanların veya başka şeylerin perdelerini örtmesi ile de el-Gafûr 'dur. O, her bir günahı bakanların gözlerinden gizler ve kendisine yakın meleklerin sayfalarından siler. *** Bilinmelidir ki: Bu ismin hükümlerinden bazıları, korumak, kıskançlık ve muhafaza etmektir. Çünkü bu mertebede örtülenler, üç tabakada bulunurlar: Birincisi, günah işledikten sonra cezalandırmadan korunanlardır. Bu kısım, mağfiret edilenlerdir. İkinci gurup ise, günaha arzu duymadığı için günah işlemekten korunanlardır. Bu gurup, korunan kimselerdir. Üçüncü gurup ise, sıfatların dalgalarının coşkunluğunda boğulan, Zât nûrlarının şualarında kendini yitiren, günah ve itaatleri görmeyen kimselerdir. Bunlar ise, masum kimselerdir. *** Bu sınıflama, özel hakkındadır; genel hakkında ise, her şey birbirine örtüdür. Bunların en üstünü, Hakkın zâhirliğinin örtmesidir, şöyle ki: Fertler ve kevn mertebelerinin şahısları, bütünüyle, iki isim ile birliktedirler. Bu iki isim, ez-Zâhir ve el-Bâtın isimleridir. Buna göre, rüyet ve müşâhede halinde el-Bâtın ismiyle birlikte olan kimsenin müşâhedesinde el-Bâtın ismi ez-Zâhir ismine perde olur; ez-Zâhir ismi de, saltanatı mahallinde hükümde bulunduğu hal üzere değişmeksizin kalır. Aynı şekilde, müşâhede ve rüyetinde ez-Zâhir ismi ile birlikte olan kimsede de ez-Zâhir ismi elBâtın ismine bir perde olur. Buna göre, el-Bâtın ismini müşâhede edenler için ez-Zâhir gayb, el-Bâtın ise, onların şehâdetleri; aynı şekilde, el-Bâtın ismi de zâhir ehli için gayb'dir. Binaenaleyh, zâhir ehlinin gaybı, bâtın ehlinin şehâdetleri; bâtın ehlinin gaybleri ise, zâhir ehlinin şehâdetidir. Bunların dışındakiler ise, sebep ve vasıtaların perdeleri; yaratıkların birbirlerine perde olmalarıdır. ***
Kaynak: Sadreddin Konevî, Şerhu Esmâillahi'l-Hüsnâ — Ekrem Demirli tercümesi (İz Yayıncılık)
Orijinal Metin →