Gazzâlî hazretleri, Bedî‘ isminin kuldaki tecellisini "kendi ahlakını hiç kimsenin ulaşamadığı bir güzellik ve orijinallikle süslemek" olarak tarif eder. Âlimler, bu ismin "örneksiz yaratan" manasına vurgu yaparlar. Osmanlı nakkaşları ve sanatkârları bu ismi dillerinden düşürmezlerdi. Ayet: "Gökleri ve yeri örneksiz (Bedî‘) yaratandır." (Bakara 2/117)
el-Bedî' — Sadreddin Konevî şerhi
el-Bedi', el-Mübdi', önceki bir örneğe göre olmadan yaratan demektir. Yaratmada O'nun benzeri ve var etmede ortağı yoktur. *** Bilinmelidir ki: Bu ismin hükümleri genellikle hayal mertebesinde zuhûr eder, çünkü bu kuvvetin özelliği, mânâları yaratmak/ibda ve onları, mânâ mahsus sûrete intikal etsin diye, lafız sûretlerine indirmektir. Bu kuvvetin bundan başka bir şeye gücü yoktur. Şu halde yaratma/ibda, hayalî bir iştir, bununla beraber eseri kevnde zuhûr eder. Şu halde kevn, hayaldir. Çünkü insanlar uykudadır ve uyku bir hayaldir; uyuyan kişinin uykusu da hayal içinde hayaldir. Bu açıdan birisi şöyle demiştir: Âlem Hakkın aynı değildir; o, sadece Hakkın vücûd aynasında zuhûr eden şeydir. Nitekim sûret aynaya bakan kimsenin bakışıyla aynada ortaya çıkar. Buna göre ne sûret bakan kişinin aynıdır ve ne de bakan kişi aynada zuhûr eden sûretten başka birisidir. Aynı şey, âlemin varlığı ve Hak için söz konusudur. Buna göre a'yân/varlıklar, ya Hakkın tecellîlerinin eserlerinin tecellîgâhları ve mazhârları, Hak ise, kâbiliyet ve özelliklerine göre mazhârlarda zuhûr edendir; ya da Mutlak Vücûd, aynanın aynıdır. Bu durumda a'yân, vücûd aynasından varlıkta kendisine mukâbil olan şeyleri görür ve bulundukları hal üzere herhangi bir artma ve eksilme olmaksızın birbirlerine görünürler. Binaenaleyh, nasıl bakılırsa bakılsın, âlem bir yaratmadan hali değildir. Buna göre varlıkta bulunan her şey önceki bir örnek olmadan yaratılmış/ibda' şeylerdir, bununla beraber, âlemdeki şeyler, beyaz, siyah, hareket ve sükun gibi benzer şeylerdir. *** Bilinmelidir ki: Bütün hareketlilerde hareket, “hareket” diye isimlendirilir, böylece tahayyül sahibi zanneder ki, hareketler birbirlerine benzerdir, halbuki gerçek böyle değildir. Çünkü hareket ayn'ı açısından tek hakîkattir; bu hakîkatin hükmü de bütün hareketlilere sirâyet etmiştir. Binaenaleyh hareket kendiliğinde herhangi bir benzere sahip değildir. Aynı şekilde, beyaz ve siyah da böyledir. Gerçek yaratma/ibda, Hak için her şeydeki “özel vecih”tir/vech-i has; bu şey sayesinde her şey, diğer şeylerden farklılaşır. ***
Kaynak: Sadreddin Konevî, Şerhu Esmâillahi'l-Hüsnâ — Ekrem Demirli tercümesi (İz Yayıncılık)
Orijinal Metin →