4.532 analiz yapıldı
Şu an 20 kişi analiz alıyor
Esma-i Hüsna #71
الْمُقَدِّمُ

el-Mukaddim

Öne alan

Gaybı ancak Allah bilir. Bu site ve raporlar, kadim harf geleneklerine dayalı mizaç ve eğilim okumasıdır; kesin gelecek hükmü, fal veya kader iddiası değildir. Asıl rehber: istişare, istihare ve hayırlı ameldir.

Ayet-i Kerime

"Takdim ve tehir O'nun hikmetiyledir."

Hikmet Notu

Acele etmeden hayırlı takdime razı olmak.

Manevi Fazileti

el-Mukaddim isminin zikri, hayat yolculuğundaki hayırlı "Önceliklerin" farkına varmak ve Allah’ın dilediğini öne almasındaki hikmete razı olmaktır. Mukaddim; istediğini istediği yere koyan, liyakatine göre öne çıkaran ve zamanın akışını yöneten demektir. İşlerinde geri kaldığını düşünen, rızıkta veya başarıda gecikmekten yorulan ruhlar için Mukaddim ismi, "Hayırlı olanı öne alacak O'dur" tesellisidir. Bu zikirle kulda bir sabır, bir gayret ve her işin vaktini Allah’a bırakma edebi gelişir. Önde olmak lütuf, arkada kalmak imtihandır.

Zikir Adabı

Gelenekte 184 tekrar veya hayırlı bir yarışta (ders, iş vb.) başarı niyetiyle okunur. "Beni iyilikte öne geçenlerden eyle" duasıyla, bir atın şahlanışı gibi bir azimle zikredilir.

Âlimlerin Dilinden

Âlimler, Mukaddim isminin genellikle "Mu'ahhir" (geriye bırakan) ismiyle zıddiyet içinde anlaşıldığını, zira İlahi dengenin bu yer değiştirme ile sağlandığını söylerler. Konevî hazretleri, bu ismin tecellisinin "varlığın mertebelerindeki hiyerarşi" olduğunu belirtir. Ayet: "Her şeyi O, yerli yerince takdir etmiştir." (Furkan 25/2)

el-Mukaddim — Sadreddin Konevî şerhi

el-Mukaddim, el-Muahhir el-Mukaddim, bazı fiilleri bazısının önüne geçiren; el-Muahhir ise, bazı filleri bazısının gerisinde bırakan demektir. O, sevdiklerine kendisine hizmette öne geçirmiş ve onları günah işlemekten geri bırakmıştır. O, dilediği kimseyi dilediği kimsenin önüne geçirir; dilediği kimseyi dilediği kimsenin ardına bırakır. *** Bilinmelidir ki: Vücûdun iki rütbesi vardır: Bunlardan birincisi, fiil ve tesir rütbesi; ikincisi ise, kabul rütbesidir. Buna göre, mümkünler ikinci rütbenin sahipleridir ki, bu ikinci rütbe kabuldür. Kevn mertebelerinin a'yânı, yaratılıp yaratılmamada eşittirler. Buna göre bazı mümkünler, yaratılma nispetinde eşit oldukları halde, bazılarının önüne geçerlerse, bu durum kendilerindeki bir özellikten kaynaklanır; bu özellik, o şeyin diğerine karşı ortaya çıkmasına neden olur. Buna örnek olarak, nübüvvet, velâyet ve emirlik gibi özellikleri verebiliriz. Çünkü her insan bu özellikleri kabul edicidir. Halbuki Hak, kendilerinden bildiği bir özellik sayesinde dilediklerini bunlarda öne geçirmiştir; buna karşın diğerleri ise, bu esnada geride kalırlar. Bu takdim ve tehir, bazen, sübût mertebesinde âyân-ı sâbitenin lütûf ve kahır tecellîlerinin eserlerini kabul etmedeki istidatlarının noksanlık ve tamlığına göre gerçekleşebilir. Çünkü celâl tecellîleri, heybet sahibidirler; var olanların bu tecellîlerinin parıltısına mukâvemet edebilmeye takatleri yetmez. Bu nedenle, o tecellîlerin sırlarına ulaşmaktan geri kalır ve azâmetini gördüğü için varlık kisvesini giymekten imtina ederler. Nitekim dağlar, gökler ve yeryüzü de, emâneti kabul etmekten imtina etmiş ve onu kabul etmekten geri durmuşlardır. Buna karşın başkaları, kemâl özelliğindeki cemâl ve lütûf tecellîlerinin tecellîgâhlarında öne geçmiştir. Bunun nedeni tatmış oldukları gaybî lütûfların eserleri; arzu duydukları nûrânî meltemlerin temiz kokularıdır. Onlar, varlık kisvesine arzu ve müşâhede alanına şevk duyarlar. *** Vücûd mertebesindeki takdim ve tehir ise, halis ve muhlise ait iki mertebedir. Buna göre halis, üzerinde bulunduğu fıtrat temizliği halini yitirmemiş kimsedir. Binaenaleyh o, bizâtihî halistir; nefis veya şeytan ona mâlik olmamıştır ki, ihlas elde etmeye muhtaç olsun. Aksine o, bizâtihî halis olmaya, temiz ve temizleyici kalmaya devam etmektedir. Bu nedenle halisin ahdi, aslı üzerinde kalır. Bu, halis dindir ve kendisine hiçbir kuşku karışmamıştır.[99] Bu ahdin sahibi de hiçbir zaman şaki olmaz, halbuki dinini halis kılmak isteyen ve bu uğurda gayret sarf eden kişi, şaki olabilir; o, ahdini nefis ve şeytanın tasarruflarının kuşkularından halis kılması istenilen muhlistir. Muhlis, sââdet mertebesinden ikinci rütbenin sahibidir, ilk rütbe ise, halis din sahibine aitti.
Kaynak: Sadreddin Konevî, Şerhu Esmâillahi'l-Hüsnâ — Ekrem Demirli tercümesi (İz Yayıncılık) Orijinal Metin →

Yıldızname & analiz

Ana rehber ve birkaç tamamlayıcı sayfa — fal değil; usul ve ihtiyat.

Ana rehber: Yıldızname nedir?

Rehberler: Kişisel yıllık yıldızname · Ebced eğitimi · Örnek yıldızname · Araçlar: Analiz başlat · Yıllık harita · Yıldız düşüklüğü testi

İlgili: Bağımlılıktan Kurtulmak İçin Esmaül Hüsna · Nefsi Yenmek İçin Esmaül Hüsna · Esmaül Hüsna Zikir Sayıları ve Günleri PDF