el-Mu'îd ismi, «Yeniden yaratan; iade eden» manasıyla kelâm ve tasavvuf geleneğinde Allah\'ın sıfatlarından biri olarak zikredilir. İbnü\'l-Arabî hattında isim, tefekkür kapısıdır; Sadreddin Konevî ise isimleri vahdet-i vücûd perspektifinden şerh eder. Ebced okuması bu ismin sırrını iddia etmez; edep ve zikir esastır.
el-Mu'îd — Sadreddin Konevî şerhi
el-Muîd el-Muîd, Yaratan olması cihetinden fiilin aynını iâde eden demektir. Çünkü âlemde tekrarlanan hiçbir şey yoktur: Her şey, meydana gelen misâller, var olan a'yân, ve yeni yaratmadan/halk-ı cedit ibarettir. Hak, bir şeyi yaratmayı bitirdiğinde, başka bir yaratmaya döner, yoksa varlıktan giden şeyin aynını iâde etmez, çünkü Hak böyle bir şeye gerek duymaz. Nitekim bu durum, şu âyet-i kerîmede belirtilmiştir: “O, halkı meydana getirir ve sonra onu iâde eder.”[91] Burada Hak, yaratılanı değil, fiili kast etmektedir, çünkü yaratılanın “ayn”ı, varlıktan zail olmuş değildir ki, Hak onu yenilesin. *** Zâhir ehlinin âhiret hayatında nefislerin ve cisimlerin yenilenmesiyle ilgili benimsediği görüş, ehl-i keşfe göre bu yenileme değildir; o, sadece dünya hayatından berzâha, berzâhtan mahşere, mahşerden cennete ve cehenneme intikalden ibarettir. Hak, sürekli yaratır ve yaratmaya döner. Binaenaleyh Hak, el-Mübdi ve el-Muîd'dir; her şeyi yaratan ve kendi şe'nini yenileyendir. Bunu şöyle bir örnekle açıklayabiliriz: Bir vâli, herhangi bir konuda bir hüküm verir, hakkında hüküm verilen şeyde bu hüküm sona erince, vâli bu işi bırakır ve başka bir şey hakkında hüküm vermeye geçer. Binaenaleyh, yenileme hükmü, hakkında hüküm verilen şeyde değil, hakimin fiilinde ve hükmünde bâkidir. ***
Kaynak: Sadreddin Konevî, Şerhu Esmâillahi'l-Hüsnâ — Ekrem Demirli tercümesi (İz Yayıncılık)
Orijinal Metin →