4.531 analiz yapıldı
Şu an 19 kişi analiz alıyor
Esma-i Hüsna #74
الْآخِرُ

el-Âhir

Son; sonu olmayan

Gaybı ancak Allah bilir. Bu site ve raporlar, kadim harf geleneklerine dayalı mizaç ve eğilim okumasıdır; kesin gelecek hükmü, fal veya kader iddiası değildir. Asıl rehber: istişare, istihare ve hayırlı ameldir.

Ayet-i Kerime

"Evvel'dir, Âhir'dir… (Hadîd 57/3)"

Hikmet Notu

Sonuç O'na döner.

Manevi Fazileti

el-Âhir isminin zikri, fani olan her şeyin silinip gideceği, her nehrin o "Ebedi Deniz"e döküleceği gerçeğinin kalpteki sükunetidir. Âhir; varlığının sonu olmayan, her şey bittikten sonra baki kalan ve bütün işlerin kendisine döndüğü demektir. Ölümden korkan, ayrılıklardan sarsılan veya dünyanın faniliğinden daralan ruhlar için Âhir ismi, "Senin asıl vatanın ve son durağın O'dur" tesellisidir. Bu zikirle kulda bir ahiret bilinci, bir tokgözlülük ve son nefesi imanla verme hazırlığı oluşur. Sonuç, O'na döner.

Zikir Adabı

Gelenekte 801 (veya 40) tekrar veya akşamları, gün biterken "Sonumuz hayır olsun" niyetiyle okunur. "Beni sana hayırla ulaştır" yakarışıyla, bir gurbetçinin sılaya dönüş özlemi gibi zikredilir.

Âlimlerin Dilinden

Gazzâlî hazretleri, Âhir isminin tecellisini "dünyevi hırsları bitirip, kalbin en son ve tek amacının Allah olması" şeklinde açıklar. Âlimler, bu ismin "bekâ" (ebedilik) sıfatıyla ilişkisine dikkat çekerler. Osmanlı mizaç hekimleri, "ölüm korkusuyla kıvranan" tabiatlara bu ismin ebediyetini bir şifa olarak önerirlerdi. Ayet: "O Evvel'dir, Âhir'dir..." (Hadîd 57/3)

el-Âhir — Sadreddin Konevî şerhi

İkinci rütbeye gelince: Hak, el-Evvel olduğunda, insan el-Âhir olur, çünkü insan, vücûd mertebelerinin sonuncusunda bulunmaktadır. Ayrıca insan, âlemlerin işinin kendisine dönmesi itibariyle de el-Âhir 'dir, bu dönmenin nedeni, âlemlerin nizamının zuhûr etmesi ve insanın varlığıyla onların mamur olmasıdır; bu nedenle insanın âlemden ayrılıp, âhirete intikal etmesiyle dünya işleri bozulur ve iş âhiret diyarına intikal eder. Bunun nedeni, emrin maksadın bulunduğu yerde bulunmasıdır. Bu nedenle, yokluk/adem kendisine ulaşmasın diye korumak maksadıyla Hak insanı ardından ihâta etmiştir. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Allah artlarından kendilerini ihâta eder.”[100] Hakkın insanları artlarından ihâta etmesi, Haktan sadır olması itibariyle, onun evvel olması ve gayede bulunmasıdır: “Varış ancak Rabbinedir.” Şu halde Hak, kulun önü olduğu gibi, aynı zamanda ardıdır. Şâyet durum böyle olmamış olsaydı, hiç kuşkusuz ki, insanın nihaî varışı yokluğa olacak ve böylece yokluk kendisini kuşatacaktı. *** Binaenaleyh Hak, daima, kul ile yokluk arasında bir engeldir. Vücûd devrî olduğu için, son başlangıcın aynı olmuştur. Kevn mertebelerinin varlıkları/a'yân, varlık mertebesinde seyahat edip dururlar; seyri sülûk sahibinin yüzü müşâhede menzillerinde daima el-Evvel'e, sırtı ise, el-Âhir ismine bakar. Bu nedenle âhiret diyarında nûrdan yoksun kalan kimselere “Ardınıza dönünüz ve nûr arayınız”[101] denilecektir. Çünkü Hak artlarındadır ve Hak nûrdur. Binaenaleyh şâyet bu insanların artlarına –ki bu, dünyadırdönmeleri mümkün olsaydı, bir nûr bulacaklardı, çünkü dünya hayatı, mârifet nûrlarının kazanılma yeridir. Fakat onlar ile dünya hayatı arasında engelleyici bir sur çekilmiştir. Bu nedenle, sonunda el-Evvel'e dönmeleri gerekir. ***
Kaynak: Sadreddin Konevî, Şerhu Esmâillahi'l-Hüsnâ — Ekrem Demirli tercümesi (İz Yayıncılık) Orijinal Metin →

Yıldızname & analiz

Ana rehber ve birkaç tamamlayıcı sayfa — fal değil; usul ve ihtiyat.

Ana rehber: Yıldızname nedir?

Rehberler: Kişisel yıllık yıldızname · Ebced eğitimi · Örnek yıldızname · Araçlar: Analiz başlat · Yıllık harita · Yıldız düşüklüğü testi

İlgili: Bağımlılıktan Kurtulmak İçin Esmaül Hüsna · Nefsi Yenmek İçin Esmaül Hüsna · Esmaül Hüsna Zikir Sayıları ve Günleri PDF